AMAÇ

Yaşam, sağlık, esenlik pek değerli ortak değerlerimizken biz, çağcıl insanlar yaşam karşıtı bir üslupla yaşamımızı sürdürmeye çalışıyor, adeta akıntıya karşı kürek çekiyoruz. Para ve diğer dış güç araçları ile esenliği, mutluluğu, sağlığı satın almaya çalışıyor, başaramıyoruz. Doğaya egemen olmaya, yaşamı gittikçe hızlandırmaya can atıyor, tıbbı, teknolojiye ve iyiden iyiye ticarete dönüştürüyoruz. Tıbbın temel alanı olan koruyucu sağlık halka unutturuldu, doğal tıp ve sağlığa odaklanan bir grup hekim dışındakiler de unutmak üzere. Tıp hastalık tedavisine indirgendi ve doğaya saygısız, hastaya saldırgan yöntemlerle tedavi etmeye çalışıyor.

Tüm bu gelişmelerle hastalıklar çoğaldı, tanımları genişletildi ve biz, insanlar gittikçe genç yaşlarda, onulmaları gittikçe çetinleşen hastalıklara yakalanır olduk. Kentlerdeki iş merkezlerinde, plazalarda sağlıksız, mutsuz çalışan yığınlar görmek bu tablonun vurucu ve düşündürücü bir sahnesi. İş dünyası yaşam düşmanı oldu, çıktı. Ne üzücü ki, insanlar kendilerini amaçtan araç haline getirdi, kuruluşların artık "İnsan Kaynakları" adlı bölümleri var. İşverenler, çok sayıda işi olabildiğince az sayıda çalışana yüklüyorlar, çalışanlardan günün neredeyse on iki saatini, bazı durumlarda daha da fazlasını işe ayırmalarını istiyorlar. Büro çalışma ortamlarının ve çalışanların koşulları ortada. Buna ek olarak, günün en değerli saatleri çalışanlardan çalınıyor ki, bu çalıştırma anlayışına modern kölelik diyoruz. Bu koşullar altında gençken kazanılan paralar yaşlar kırkına, kırk beşine gelip de hastalıklar boy gösterince teknoloji tıbbına teslim ediliyor. Teknolojik tıp hizmetlerinin pahası hastalanmayı oldukça masraflı hale getiriyor.

Uygarlık, mutlak gücü dışarıda arayan yaklaşımlarıyla hasta oldu. İnsanlık neredeyse her alanda bilinç krizi yaşıyor ve bunun sonuçları hepimizi ve tüm dünyayı etkiliyor. Bu durumdan çıkacak sürece destek vermek amacıyla okulumuz aşağıdaki yolu izliyor.

İnsanın uygarlık tarihinden bağımsız olarak her zaman iş başında olan doğa, insana hep en büyük öğretmen olmuştur ve hala daha olmaktadır. Her varlık ya da süreç size sayısız değerli bilgi ve deneyim sunar. Bilge bir öğretmen olan doğanın yol göstericiliğine yeniden açılmamız gerekir, aynı, insanlık tarihindeki köklü kültürlerin geçmiş dönemlerde yapmış olduğu gibi.

Sorunları dışarıda değil, kendimizde ve çevremizle olan ilişkilerimizde, çareleri de kendi doğal olanaklarımızda arayıp bulan bir yaklaşımı izliyoruz. Amacımız, bireylerin esenliklerine egemen olmalarını sağlamaktır. Bunu canlılık çalışmalarıyla başarıyoruz. Canlılık çalışmaları (çigong) ile, ruh - zihin - beden bütünlüğümüzü sağlayarak atıl tuttuğumuz güçleri ortaya çıkarmayı, böylece gerek sağlık, özellikle de koruyucu sağlık, gerekse ruhsal gelişim alanlarında kendi başımıza esenliğimizi yüksek düzeylere çekmeyi amaçlıyoruz.

Deneyimler bize, Uzak Doğu kültürünün, gücünü, etkinliğini salt doğanın işleyişinden alan yaşam ve tıp bilimleri uygulamalarının net kazanımlar sunduğunu gösteriyor. Dünyanın birçok ülkesindeki tıp kurumları da çigong, taici çüen, yoga ve şiatsuya gittikçe daha çok ilgi gösteriyor.

Çigong spor, eğitim, sanat, ruhsallık, koruyucu sağlık ve tedavi alanlarında etkinliğini kanıtlayarak çağcıl bir yaşam bilimi haline geldi. Bu bağlamda Vadi Ruhu Çigong Okulu, çigongu Türkiye'de tanıtma ve yaygın biçimde kullanılması amacıyla da alıştırma sistemlerinin eğitimini verme görevini üstlendi.